Her Şeyin Usulca Amına Koyulduğu Bir Gün, Amk

Sabahın köründe alarm çaldı, ben de o alarmın anasını avradını söverek uyandım, yataktan kalkarken sol ayağımı karyolanın sivri kenarına bir çarptım, acıdan gözümden tekerlek gibi yaş geldi amk, ulan zaten kafam sersem, dün geceden kalma lahmacun midemde üçüncü dünya savaşını başlatmış, bir de bu komidinle akraba olduk amk. Üstüme dünün kirli eşofmanını çektim, aynaya baktım, aynadaki tipimi sikeyim, saçlar uzamış, tipim Rus hapishanesinden yeni kaçmış firari şaklabana benziyor, mutfağa geçtim, çaydanlığın altını yaktım, kapağı fırladı, kapağın da amına koyayım.

Tam çay demlenecek, aşağıdan bir gürültü koptu, üst kattaki Orhan pezevengi yine sabahın sekizinde evin içinde koşu bandı çalıştırıyor amk, ulan adam yüz iki kilo, her bastığında bizim tavan sallanıyor, sıva dökülüyor çayın içine, ulan ayı oğlu ayı, senin o olmayan beynini sikeyim ben, spor salonu mu ulan burası, git parkta koş, mahalleyi deprem bölgesi yaptın amk. Pencereyi açtım, kafamı çıkardım, ulan Orhan seni sikerim dedim, herif duydu ama takmadı, daha hızlı koşmaya başladı, tavan zangır zangır titriyor amk.

Neyse, kahvaltıyı bıraktım, dışarı çıkayım bir hava alayım dedim, merdivenleri inerken alt kattaki teyze durdurdu, evladım senin arabanın arkasına kedi girmiş diyor, ulan teyze benim arabam mı var amk, ben otobüs kartına yükleme yaparken üç kere düşünen adamım, ne arabası, meğer sokağın başındaki taksici Yılmazın arabasını benim sanmış, kadının kataraktı tavan yapmış amk, teyzeye tamam teyze hallederim dedim, koşarak uzaklaştım oradan.

Sokağa bir çıktım, hava buz gibi, rüzgar götümü kesiyor amk, fırına girdim iki simit alayım diye, fırıncı Şevket pezevengi yüzüme bakıyor, simit kalmadı kardeşim diyor, ulan saat dokuz amk, fırında nasıl simit kalmaz, sen fırıncı değil misin amk, fırında simit bitiren fırıncının lisansını iptal edeceksin, adama dedim ki ulan Şevket sen ne satıyorsun burada, tezgahta sadece iki günlük kuru pasta var, kurumuş taş gibi olmuş amk, o pastayı adama fırlatsan adam ölür.

Fırından çıktım, otobüs durağına yürüdüm, durakta elli kişi var, herkes birbirinin yüzüne nefretle bakıyor amk, otobüs geldi, kapı açıldı, millet içeri bir çullandı sanırsın ücretsiz arsa dağıtıyorlar amk, içeri girdim, arkaya doğru ilerleyin diyor şoför, ulan arkada yer yok ki nereye ilerleyeyim, adamın sırtına mı tırmanayım amk, yanımdaki dayı her nefes alışında sarımsak kokulu havasını suratıma üflüyor, dayı senin o lahmacun yiyen ağzını sikeyim ben, nefes almayı kes amk, adam bildiğin kitle imha silahı gibi geziyor.

Otobüsten indik, iş yerine geldik, patron Karan denilen o zıpçıktı yine takım elbiseyi çekmiş, elinde beş bin liralık kahve bardağıyla koridorda caka satıyor amk, bana baktı, geç kaldın Mehmet dedi, ulan altı dakika geç kaldım amk, dünyayı mı kurtarıyordun altı dakikada, adamın suratına baktım, Karan bey dedim, otobüs şoförü dayıyla sarımsak savaşı verdim ben, sen ne anlatıyorsun amk, adam şok oldu, bana disiplin cezası verecekmiş, ulan senin o disiplin yönetmeliğini rulo yapar kütüphanene sokarım amk.

Masa başına geçtim, bilgisayarı açtım, sistem çöktü amk, yazılımcı Poyrazı çağırdım, herif geldi, saçı başı gres yağı gibi jöleli, abi fişi çektin mi diyor, ulan gerizekalı sekiz senedir bu şirketteyim ben fişin nerede olduğunu bilmiyor muyum amk, adam kabloya baktı, üfledi, geri taktı, çalıştı, sonra da bana öyle bir baktı sanki uzay mekiği tamir etti amk, senin o mühendislik diplomanı sikeyim ben Poyraz, bir üflemeyle düzelen sistemi yazan kodcunun da amına koyayım.

Öğle arası oldu, yemekhaneye indik, menüde yine cıvık fasulye ve taş gibi pilav var amk, yemeği dağıtan aşçıya baktım, ulan usta bu fasulyenin tanesi nerede, sadece suyu var amk dedim, adam bana söver gibi baktı, beğenmiyorsan dışarıdan ye lan dedi, ulan senin o kepçeni alır bir tarafına monte ederim amk, pilavdan bir kaşık aldım, dişime bir taş çarptı, diş kırıldı kırılacak amk, bu şirkette yemek yemek değil hayatta kalma mücadelesi veriyoruz resmen.

Akşam oldu, mesai bitti, şirketten kaçar gibi çıktım, yağmur bir başladı amk, bardaktan boşanırcasına değil, sanki gökyüzündeki bütün barajlar patlamış gibi yağıyor, ıslanmadık yerim kalmadı, iç çamaşırıma kadar su çekmişim amk, durağa yürüyorum, yanımdan bir tane lüks cip geçti, bir su birikintisine girdi, üzerime baştan aşağı çamurlu suyu bastı amk, cipin camı açıldı, içindeki züppe sırıtıyor, ulan senin o cipini de, ehliyetini veren kursu da, o arabayı süren elini de sikeyim ben.

Eve zor attım kendimi, üzerimdekileri fırlattım, duşa girdim, kombi arıza yaptı amk, buz gibi su tepemden aşağı bir indi, çığlık attım, sesim bütün binada yankılandı, duştan çıktım, bornoza sarındım, koltuğa çöktüm, televizyonu açayım dedim, kumandanın pili bitmiş amk, pilin kapağını ısırdım, yaladım, geri taktım, yine çalışmadı, o kumandanın da, televizyonun da, bu günün de, beni bu dünyaya getiren şansın da amına koyayım.

Etiketler:

Yorum Yaz

19131 Toplam Flood
25343 Toplam Yorum
17994 Toplam Üye
62 Son 24 Saatte Flood

Kod e‑postana gönderildi. (24 saat geçerli)