Stanley Tucci
Stanley Tucci bir keresinde doÄŸum günüm için evimize gelmiÅŸti. O amcamın iyi arkadaşıydı, o da bana eÅŸlik ediyordu çünkü ikisinin de bir tür iÅŸ yapması gerekiyordu. Annem ondan paltosunu misafir odasındaki yatağın üzerine koymasını istedi ve o da şöyle dedi: "Portmantonuz yok mu?" ve bir tsk tsk verir. AkÅŸam yemeÄŸi dışında her zaman telefonuyla konuÅŸuyordu. KonuÅŸmanın benim hayatım ve bir yaÅŸ daha yaÅŸlandığım doÄŸum günümden Stanley Tucci ve arkadaÅŸlarına gittiÄŸi yer "Pasedena’daki pek bilinmeyen ve ‘duvardaki delik’ tiyatrosunda yeni bir oyun." Herkes sadece dinledi ama rahatsız oldu. Oldukça üzgündüm ama hediyeler açılmak üzereydi, bu yüzden Tucci Saati’ne katlandım. Ben hediyeleri açarken, Stan bacak bacak üstüne atmış, elleri dizlerinin üstüne oturmuÅŸ, hediyeleri açmamı izliyordu. Her hediyeyi açtığımda tatlı bir çocukmuÅŸum gibi (o zamanlar 20 yaşındaydım) kıkırdamaya devam ediyordu. Bundan sıkıldım ve bir sorun olup olmadığını sordum. Dedi ki: "Hayır, hayır. kıkırdamalar devam ediyor." Yani evet bu benim hikayem. Fazla bir ÅŸey deÄŸil ama her zaman tam bir pislikti. Parti bitince herkes bana tekrar mutlu yıllar deyip gitti. Stan alaycı bir ÅŸekilde elimi sıkarak doÄŸum günümü kutladı. Bu konuda hiç de ciddi deÄŸildi ve aile üyelerimle dalga geçtiÄŸinden oldukça eminim.
Etiketler:
