McDonald’s’ın Evi

Bu benim ilk makarnam. Dilbilgisi hataları için özür dilerim.

Birkaç ay önce arkadaşım Zack’le Los Angeles sokaklarında araba kullanıyordum, ta ki benzinimizin bittiÄŸini fark edene kadar.

Arabamızı dinlendirmek için bir yere park etmeye çalışıyorduk ama baÅŸaramadık. Daha sonra gözümüze bir ÅŸey çarptı. Bu, tepesinde Ronald McDonald’ın bulunduÄŸu bir McDonald’s binasıydı.

Otoparkın önüne park ettiÄŸimizde içeride müşteri olmadığını fark ettik. McDonald’s’ın 7/24 açık olduÄŸu düşünüldüğünde bu garipti. Ayrıca. araba da yoktu. Ronald McDonald heykelinin başını bana çevirdiÄŸine yemin edebilirdim.

Zack’e bundan bahsettim ama o bunu gördüğünde normal pozisyondaydı. Bana delirdiÄŸimi söyledi ama heykel baÅŸ döndürdü. Daha sonra içeriden hafif bir kahkaha geldiÄŸini duydum. Çok korktuk. Kapıyı açmayı denedim ama paslı Master ÅŸifreli kilitle kilitlenmiÅŸti. Åžifreyi çözecek vaktimiz olmadığından Zack silahını çıkardı ve ona ateÅŸ etti. nihayet kilidi açıldı.

Böylece içerideki kapıyı açtık. Gördüklerimiz o kadar korkunçtu ki. Masa ve sandalyelerin her tarafında ölü cesetler vardı ve soda makinesinde de bol miktarda kan vardı. Yanımızdaki çöp kutusuna kustuk ama bunu yapmadan önce içeride parçalanmış kollar ve bacaklar gördüm, bu da bizi daha da kusmaya itti. McDonald’s nasıl bu hale geldi? O kadar acıktık ki mutfaÄŸa koÅŸtuk. Patates kızartması ve birkaç hamburger vardı, sonunda yiyecek bulduÄŸumuzu sanıyordum, ta ki daha fazla ceset görene kadar.

Bu sefer gözbebekleri yoktu, sadece göz yuvalarından kan geliyordu. Mideleri yarılmış, organları çıkarılmış. Onları görmezden gelmeye çalıştım ama yine de beni rahatsız ediyorlar. Patates kızartması yemeye bile vaktim olmadı. Ana kapıdan kaçmayı denedik ama kapı gizemli bir şekilde kendi kendine kilitlendi. Artık binanın içinde mahkûmduk. Sadece cesetlere bakarak korktuk. Zack ve ben bir çıkış yolu aramaya çalışırken tükürdük. Yağla kaplı bir kapıya gitti.

Onunla girmek istemedim çünkü tehlikenin kapının arkasında gizlendiÄŸini hissettim. Tam o sırada yemek masalarından birinde küçük bir bomba gördüm. Aldım, çakmağımla kaynaÅŸtırdım ve kapıya yerleÅŸtirdim. 10 saniye sonra nihayet patladı. İstediÄŸim yere gitmekte özgürdüm. Geri gelmesi için onu aramayı denedim ama hala cevap vermedi. Arabamı bagajda sakladığım yedek gaz kaynağımla doldurdum. Benimle arabama dönmesini bekledim, saat akÅŸam 7’ydi. Tam o sırada kapıdan elinde elektrikli testereyle çıkan uzun boylu bir figür gördüm. OlabildiÄŸince hızlı bir ÅŸekilde uzaklaÅŸtım. Evime kaçmayı baÅŸardım. Zack bir daha geri dönmedi…

İki gün sonra, en rahatsız edici manşeti taşıyan bir gazete aldım:

"2 erkek çocuk Los Angeles’ın uzak ucundaki terk edilmiÅŸ bir McDonald’s restoranına gitti. Biri kaçmayı baÅŸardı, diÄŸeri ise ortalıkta görünmüyordu. Polis hâlâ adamın yerini bulmaya çalışıyor ancak hiçbir kanıt bulamadı. Daha sonra yaÄŸla kaplı bir kapıya girerek gizemli bir ÅŸekilde ortadan kayboldular."

O kapının arkasında ne vardı? Hepsi nasıl kayboldu? Umarım yakın zamanda birileri bu gizemi çözer…… Peki o tuhaf figür kim?

Etiketler:

Yorum Yaz

18203 Toplam Flood
24849 Toplam Yorum
17108 Toplam Üye
48 Son 24 Saatte Flood

Kod e‑postana gönderildi. (24 saat geçerli)