Lanet ÅŸeytani
31 yıllık hayatı boyunca cinselliğini bir kez bile sorgulamamış, %100 heteroseksüel, kedi seven, bira içen bir delikanlı olarak, bu saçmalığı hepinize net bir şekilde açıklamam gerekiyor, sizi amcıklar: Dün gece o adamla olanlar çılgın, anlık bir kazadan, çok fazla viski içtikten sonra tamamen şans eseri olan bir olaydan başka bir şey değildi ve bundan hiç hoşlanmadım. Bir leke bile yok. Ben aptal değilim, peri değilim, gömlek kaldıran biri değilim, seni serseri. Hikayenin sonu, öyle.
Ama Jaysus, Mary ve Joseph bisiklet üzerinde… bu, tüm sefil hayatım boyunca yaÅŸadığım en iyi yolculuktu, öyle de oldu. Tam anlamıyla ÅŸeytani bir durumdu. Hiçbir ÅŸey memleketimdeki eski kız arkadaÅŸ, Tinder’dan umutsuz bir ayrılma, bir seanstan sonra gelen çılgın bir üçlü bana bedenimde böyle hissettiren hiçbir ÅŸey olmadı, Tanrım. Fuuuukin’ ÅŸeytani.
Beni bir çuval gibi yüz üstü kanepeye sabitlediÄŸi ve üzerime tükürdüğü anda o büyük, kalın, damarlı boyunduruk toplarını hiçbir uyarı olmadan kıçımın derinliklerine çarpmadan önce zavallı beynim tamamen paramparça oldu. Esneme ilk baÅŸta cehennem ateÅŸi gibi yandı, ama sonra içimdeki sihirli noktaya çarptı ve bacaklarım tek başıma Riverdance’i yapıyormuÅŸum gibi tekmelemeye ve seÄŸirmeye baÅŸladı, seni piç. Her vahÅŸi saldırı, prostatımın kızışmış ödüllü bir inek gibi sağılmasına neden oldu, öyle de oldu. Üzerime parmağımı bile sürmeden, kalın iplerle yastıklarının her yerine kendi eÅŸyalarımı sızdırıyordum. İnlemelerin arasında “Hayır, çocuklar, bu hiç sayılmaz” diye mırıldandım, ama kıçım, bir döküntüyü kovalayan aç bir köpek gibi ona doÄŸru itiyordu, seni wanker.
Koku saf zihinseldi, terli taÅŸaklarının bana tokat atması leke, yıkanmamış horozunun ham erkek misk kokusu, kendi kıçımın pis kokusuyla tamamen karışmış, tamamen yok edilmiÅŸti, o ağır, dünyevi, düzgün delikanlı kokusu tüm odayı doldururken o bir örs üzerindeki bir demirci gibi bana vuruyordu. Fuuuukin’ ÅŸeytani. Nihayet hırlayıp ÅŸimdiye kadar hissettiÄŸim en büyük, en sıcak, en kremsi yükü doÄŸrudan içimde hissettiÄŸimde, kendi yükümü o kadar sert vurdum ki yıldızları ve minik cinlerin dans ettiÄŸini gördüm. Eller serbest, üst üste iki kez! Her artçı ÅŸokta cesaretinin içimde çalkalandığını, sıcak, yapışkan nehirlerde boyunduruÄŸunun etrafından dışarı sızdığını hissedebiliyordum, bu arada ben deliÄŸim kasılmaya devam ediyor ve bir Dyson gibi her ÅŸeyi geri çekmeye çalışıyorum, seni pislik.
Sonra piç dışarı çıktı ve aÄŸzımla onu temizlememi saÄŸladı. Tuzlu cesaretin, acı kıçın, saf terli deliliÄŸin tadı midemi bulandırmalıydı, ama akÅŸam yemeÄŸi için açlıktan ölen bir adam gibi emdim ve höpürdettim, kendi oÄŸlum sürekli zonkluyordu. Yemin ederim sırf lezzet yüzünden üçüncü kez geldim, Allah yardımcın olsun. Fuuuukin’ ÅŸeytani.
İğrençti. Yanlıştı. Her saniyesinden nefret ettim, ettim.
Gerçi eÅŸcinsel deÄŸilim. Bir parça bile deÄŸil. Bu sadece… zavallı, yıpranmış vücudumun başına gelen en iyi ÅŸeydi. Sadece bir kerelik bir ÅŸey. Bir daha asla. Artık bu kadar basit, beyler. Elbette bakın, kapıcıyı uzatın, bu konuda daha fazla konuÅŸmayacağız, sizi amcıklar.
Etiketler:
