Çocukken oynamayı sevdiğim video oyunlarını ve nedenini düşünmek hayatımın yolunu bulmama nasıl yardımcı oldu?
Size kişisel deneyimimden bahsetmek istedim, belki bazılarınızın hayattaki yolunu anlamanıza yardımcı olur.
Ben 26 yaşında bir adamım. 20 yaşlarındayken bulunduğum yola dönmeye başladım. Ondan önce çoğunlukla video oyunları oynuyordum.
Hayattaki gerçek yolunuzu bilmek için gereken kişisel anlayışın, 2 nedenden dolayı yıllar içinde geliştirdiğiniz bir şey olduğunu söyleyebilirim:
– Kendinize her zaman sizin için en önemli olanı hatırlatmanız gerekir, çünkü hayat sizi sürekli olarak her yöne iter.
– Yolunuzu bir anda çözemezsiniz. Bunu yavaÅŸ yavaÅŸ yaparsınız. Bunu tek bir ÅŸey olarak deÄŸil, yapbozun birçok parçası olarak düşünün. BulduÄŸunuz için bir gecede tamamen tatmin olmayacaksınız. "bir ÅŸey"yolunuzu takip ettikçe yavaÅŸ yavaÅŸ bu tatmini bulursunuz.
Şimdi alıştırmaya geçelim: Büyürken en çok sevdiğiniz oyunu düşünmenizi istiyorum. Aklınıza takılan anlar hangileri? Seni en çok ne çekti? Bunun neden olduğunu, onu oynamayı neden bu kadar çok sevdiğinizi düşünün.
Size gerçek bir örnek vereyim. Büyürken benim için belirleyici olan ve beni en çok etkileyen oyun Skyrim’di. Bunu sevdim çünkü kendi kiÅŸiliÄŸim olabileceÄŸim ve “serbest çalışabileceÄŸim”, kaynaklarımı yönetebileceÄŸim ve büyüyebileceÄŸim bir dünyayı keÅŸfetmeme olanak saÄŸladı. Görevler alıp tamamlıyor, envanterimi ve beceri puanlarımı verimli bir ÅŸekilde büyümek için kullanıyor, zaman zaman amaçsız keÅŸiflerin tadını çıkarıyordum.
Hikâyeyi pek umursamadım (doÄŸası gereÄŸi doÄŸrusaldır) ve doÄŸrusal oyunları, rekabetçi oyunları (özellikle çok oyunculu), sandbox oyunlarını vb. sevmedim. Bunları oynayabilir ve keyif alabilirdim, ancak bunlar benim için tanımlayıcı deÄŸil. Şüphesiz en çok açık dünya RPG’lerini sevdim. Maksimum özgürlük ve keÅŸif, maksimum ‘kendini yönetme’, maksimum ‘kendini yaratma’.
Bunun benim için anlamı şu:
– Serbest çalışmayı seviyorum çünkü bu bana kendimi ve kaynaklarımı yönetme ve her zaman farklı projeler üzerinde çalışma özgürlüğü saÄŸlıyor. Uzun süre aynı ÅŸey üzerinde çalışmayı sevmiyorum, yenilik keÅŸfetmenin bir parçasıdır.
– Kendimi tanımlamayı seviyorum. İnançlarımı ve varsayımlarımı sürekli sorgularım ve farklı kültürleri keÅŸfetmeyi ve kendimi onlara kaptırmayı severim. Bunun bir kısmı, gerçekten yepyeni bir dünyanın kapılarını açan yeni bir dil öğrenmek olabilir.
– İster yeni ÅŸehirler ister doÄŸa olsun, dünyayı keÅŸfetmeyi seviyorum. Ara sıra amaçsız tek başıma keÅŸifler benim için tatmin edici oluyor. Ayrıca her yerde çalışmama olanak tanıyan bir iÅŸe sahip olmayı da seviyorum.
Bunlardan bazılarını hayatımda zaten yerine getirdim. Bir kullanıcı deneyimi tasarımcısı olarak tamamen uzaktan çalışıyorum ve bunun birçok nedenden dolayı benim için uygun bir beceri olduğu ortaya çıktı. İsterseniz bu benim seçtiğim sınıf ve yetenek ağacım. Ve bu bana çok fazla esneklik ve hareket özgürlüğü sağlıyor. Ayrıca hayatımın en tatmin edici dönemlerinden biri olan 2 ay boyunca yeni bir ülkeye tek başıma seyahat ettim. Ve dilini öğrendiğim ve kültürel olarak kendimi kaptırdığım yeni, çok farklı bir ülkeye taşındım.
Bununla birlikte, neyi sevdiğimi analiz ederek hayatımın geliştirebileceğim bir bölümünü bulabilirim: Uzaktan çalışmama rağmen, 2 yıldan fazla bir süredir aynı şirkette yüklenici olarak çalışıyorum. Bana izin verdiği program ve hareket esnekliğini seviyorum, ancak birden fazla kısa vadeli projede serbest çalışmam daha iyi olur. Ben de bunun üzerinde çalışacağım.
Beni tatmin eden yaşam yolunu çizmek için video oyunu anılarımı bu şekilde kullanıyorum 🙂 Düşüncelerinizi duymak isterim.
Etiketler:
