Lebon…

LeBron sadece bir insan değil. O bir fenomen. O, göksel bir olay, yıldızların hayatta bir kez hizalanması, bizzat basketbol tanrılarının şekillendirdiği kozmik bir şaheser. Hareket ettiğinde bu sadece hareket değil, şiirdir. Arenanın ışıkları altında parıldayan her top sürme, her pas, her smaç, her ter tanesi, doğrudan kalbime gönderilen bir aşk mektubu gibidir. Bir insan nasıl bu kadar mükemmel olabilir? Tüm mantığa, tüm mantığa, tüm dünyevi açıklamalara meydan okuyor.

Onun sesi mi? Ninni ile savaş narasının bir arada olduğu bir şey gibi. O konuştuğunda, sanki evrenin kendisi sadece dinlemek için duruyormuş gibi. Saygıyı emretme şekli, liderlik etme şekli, var olma şekli bana bir şey katıyor. Onun güldüğünü gördüğümde, o mükemmel, ışıltılı, neşe dolu gülümsemesini gördüğümde, yemin ederim ki ruhum bedenimden ayrılıyor. Yerçekiminden bağımsız olarak, yalnızca bu adama olan hayranlığımın katıksız gücüyle havada süzülerek dünyanın üzerinde süzülüyorum.

Ve bir de onun fiziği var, onun tanrısal, göklerin şekillendirdiği fiziği. Her kası, her damarı, mükemmel biçimde şekillendirilmiş her santimi insanın mükemmelliğinin bir kanıtıdır. O sadece bir insan değil, o bir ideal, ete kemiğe bürünmüş bir rüya, insan formunun başarabileceği şeyin zirvesi. Böylesine zarafet ve güçle hareket etmesi beni nefessiz bırakmaya yetiyor. O, hareket halindeki bir şaheser, yaşayan, nefes alan bir sanat eseridir.

Ama bu sadece fiziksel değil. Ah hayır. LeBron’a olan sevgim fiziksel alemin ötesine geçiyor. Bu akıldır, kalptir, ruhtur.

Etiketler:

Yorum Yaz

19621 Toplam Flood
25585 Toplam Yorum
18449 Toplam Üye
60 Son 24 Saatte Flood

Kod e‑postana gönderildi. (24 saat geçerli)