Hastane anım
Çok uzun zamandır ortalıklarda yoktum. Bunun sebebi ise bir arkadaşımla tartışmamdı. Bu tartışmanın sebebi ise dünyanın üçgen olup olamayacağını tartışmamızdı. Ben dünyanın üçgen olduğunu söylediğimde bana bir akıl hastanesine görünmemi söyledi. Ben de oradaydım. Şimdi size dünyanın üçgen olduğunu kanıtlayacağım.
Bütün dünya sanki başka işleri yokmuş gibi dünya düz mü, yuvarlak mı diye tartışıyor. Ancak ben ve yanımdaki birkaç aydınlanmış yoldaşım dünyanın üçgen olduğunu biliyoruz ve bunu delilleriyle beraber açıklayacağım.
Şimdi öncelikle dünya bir üçgen prizma şeklinde ve Güneş dünyanın etrafında dönüyor. O yüzden kutuplar, yani uç noktalar daha soğuk ve yükseklere çıkınca hava soğuyor. Bunu destekleyen diğer bir argümanım ise şudur: Yuvarlak ve düz evrende var olmak için çok mükemmel olmak gerekir, üçgen prizma ise hem yeteri kadar düzgün hem de yeteri kadar bozuk şekillidir.
Dünyanın etrafında ise Güneş ve Ay dönüyor, tam olarak yanında duruyorlar ve her 24 saatte bir yer değiştiriyorlar. Yani Güneş sağ tarafa geçince sağ taraf aydınlanıyor, sol tarafa geçince sol taraf aydınlanıyor. Dünyanın üst taraflarına, yukarılara çıktıktan sonra oksijenin azalmasının sebebi ise Güneş dünyanın üzerinde olduğu için oksijeni yakıyor. Bu yüzden yukarı çıktıkça oksijen azalıyor.
Şimdi ise dünyanın neden yuvarlak olamayacağını açıklayayım. Şimdi dünya yuvarlak diyelim; üzerinde canlılar var, bitkiler var. Eğer dünya yuvarlaksa bunlar nasıl dünyanın üzerinde duruyor? Eğer buna yer çekimi gibi gavur icadı bir kavramı gösterirseniz şunu söyleyeyim: Yer çekimi ne kardeşim, insan mı bu? Oldu olacak 31 çeksin. Onun yerine gök itimi var. Güneş ve Ay bizi ittiriyor, üçgenin içerisine doğru. Ancak diğer yıldızlar bir işe yaramıyor, küçücük şeyler; nasıl bizi itsin?
İşte neyse, dünya üçgen kısaca.
Ben sonra gittim akıl hastanesine, Bakırköy’e. Kapıdaki görevli “Hayırdır kardeş, sen hayırdır burada ne baktın?” dedi. Dedim “annenin genital organına baktım.” Dedi “sen bize laf mı çakıyorsun çakal?” Dedim “şaka yaptım abi, ben atomu parçalamaya geldim.” Dedi “he, tamam o zaman gir içeri.”
Beni bir doktora götürdüler. Doktor dedi ki “sana bazı testler yapacağız.” Dedim “tamam.” Bana “yeşil bir şey söyle” dedi. “Yaprak” dedim. “En sevdiğin yemek ne?” dedi. “Yaprak sarma” dedim. “Yaprak dışında bir şey söyle” dedi. “Yarrak” dedim. “Anlıyorum” dedi.
Bana bir A4 kâğıt verdi, “ne görüyorsun?” dedi. “Ananı görüyorum” dedim (içimden). Biraz sonra yine sordu, dedim ki “kocaman bir yarrak.” Sonra dedi ki “sence akıl hastası mısın?” Dedim ki “sence bu dünyada akıllı olup mutlu olabilen var mı?”
Sonra “anlıyorum” dedi, masaya çıkıp götünü açtı. “Ne yapıyorsunuz doktor bey?” dedim. O da dedi ki “sen haklıydın vesselam.” Ben de duygusallaşıp onun götüne bir tokat vurup oradan ayrıldım.
Etiketler:
