Donas çok seviyorum
“AÇIM kocaman bir tavuk yemek istiyorum donas olabilir.”
Bazen insanın açlığı sadece mideyle ilgili olmaz; ruhun bile yemek ister gibi olur. Ben de şu an tam olarak öyle bir noktadayım. Açlık bir duyguysa, ben o duygunun en derin, en titreten, en sabırsız halini yaşıyorum. İçimde sanki küçük bir alarm çalıyor: “Bir şeyler yemelisin… hemen!”
Gözümün önünde devasa bir tavuk canlanıyor. Tabağın ortasında buharı yükseliyor, dışı çıtır, içi sulu. Bir yandan da “donas olabilir” diye fısıldayan bir iç ses var — çünkü tavukla yetinmek de bir seçenek değil artık, seçeneklerin de aç olduğunu hissediyorsun. Donas… o etin kokusu, lavaşın sıcaklığı, sosun akışı… Bunları düşünmek bile mideme davul gibi vuruyor.
Açlık, kafayı hafifçe bulandıran bir sis gibi yayılıyor. Zaman yavaşlıyor. Bir an önce o kocaman tavuğu elime almak, ilk lokmayı ısırmak, sıcaklığını hissetmek istiyorum. Sanki o lokma sadece midemi değil, tüm hayatımı kurtaracakmış gibi.
Öyle bir açlık ki; tarif etmek uzun sürüyor ama çözümü tek: “AÇIM kocaman bir tavuk yemek istiyorum donas olabilir.”
Etiketler:
