Saran seks hikayesi buldum part 2

-2-

-PATARA-

İngilizce öğretmenimin önünde eski sevgilimin ağzına verdikten 3 yıl sonrasıydı. Üniversiteli bir genç olarak hayatım uyku, yemek, seks, alkol ve nadiren ders çalışma döngüsü ile geçiyordu. Ezgi diye sarışın, mavi gözlü bir sevgilim vardı. Muhabbeti kesinlikle açmıyordu hatta biraz salakto ama bildiği tek bir şey varsa o da sevişmekti. Her türlü fanteziye açıktı. Kırbaç, kelepçe, anal, eş değiştirme (kendisini başkalarıyla paylaşmak pek hoşuma gitmese de kankalarına küsküyü vermek, özellikle kızıl saçlı Tuğçe' ye, en sevdiğim fantezi kesinlikle buydu) ve çeşitli oyuncaklarla oynamak gibi eğlencelerimiz vardı. O yaz iki ay öncesinden Fethiye'de ikimiz için oda tutmuştum. Fantezilerimizi otel odalarında, sahillerde, ormanlarda ve mümkünse bize katılmak isteyen Rus çiftlerle ile gerçekleştirmeye devam edecektik. Ama tatilimize 2 hafta kala benden hayli zengin olan Burak için beni terk etti. Yani aramızda romantik bir ilişkiden ziyade ahbab-ı tenasüllük bir ilişki olduğu için seks yapmaya devam etmeye hatta benimle tatile gelmesi için ikna etmeye çalışsam da oralı olmadı. Böylece 2 kişilik tatilimin için 1 kişiye daha ihtiyacım oldu. Yanıma ailemden birisi almak kesinlikle söz konusu bile değildi. Erkek arkadaşlarımdan birisini almak da istemiyordum. Bu tatilin bol seksli ve alkollu geçmesi gerekiyordu. Barlarda başarısız kız avlarından sonra odada bir erkekle bira ve sigara eşliğinde uyuya kalmak kesinlikle hayalim değildi. Ezgi'nin sevgilisi olmayan tek arkadaşı kızıl Tuğçe'yi yanıma almak isterdim ama yobaz ailesi kesinlikle izin vermezdi. Bana tek bir yol gözüktü. Tek başıma gidecektim. İçime sinmese de biraz kafa dağıtırım diye düşündüm. Tek başıma kızlara karşı daha fazla şansım olabilirdi. Patara diye bir çıplaklar plajı olduğunu duymuştum. En kötü bir kaç Alman ve Rus memesi görüp odamda otuz birimi çektikten sonra evime dönerdim.

Tatilin ikinci günü, otelin tüm boktan kokteylerini denedikten ve resepsiyonist kızla bir iki flörtleştikten sonra Patara'ya bir şans vermek istedim. Çok fazla çıplak görmeyi beklemiyordum ama bir ihtimal benim gibi tek başına takılan bir kızla şansım olabilirdi. Akşamüstü plaja gittiğimde ilk bir hayal kırıklığına uğradım. Pek fazla kimse yoktu ki bu benim için iyi bir şeydi ama güzel birilerini de göremiyordum. Derileri yaşlılıktan ve kilodan sarkmış bir iki yabancı amca ve teyzeyle birlikte bir Türk ailesi vardı ve iyi ki çıplak değillerdi. Biraz kumsalın tadını çıkartıktan sonra resepsiyonist kızla fingirdeşmeye dönerim diye havlumu yere serip uzandım. Şansımın dönmesi çok uzun sürmeyecekti.

"Ferit! Sen misin?" Bu sese ilk kez irkilmiyordum ama onu burda vücudunu tam kapatamayan ince sarı bikinisi ve devasa güneÅŸ gözlükleriyle görmeyi kesinlikle beklemiyordum. Tanışacağım, konuÅŸacağım, sabahlara kadar seviÅŸeceÄŸim bir turist bekliyordum ama Canan Hocam'a da asla hayır diyemezdim. "Hocam, bu ne güzel sürpriz böyle!" "Hocası mı kalmış Feritcim. Baksana kocaman adam olmuÅŸsun." "Utandırmayın hocam. Siz de çok… ÅŸey yani…" "Ben de ney?" "Hatırladığım kadar güzelsiniz. Çok güzelsiniz yani." "Hatırladığın kadar mı? Gördüğün her bir parçayı hatırlıyorsundur umarım." Neyi kastettiÄŸini biliyordum. Ben onu sadece dizlerine kadar uzanan siyah çizmeleriyle, dar kot pantolonuyla ve sütyensiz giydiÄŸi bluzlarıyla hatırlamıyordum. Sevgilimin aÄŸzına boÅŸalırken bir yandan memeleriyle, diÄŸer yandan kalçasıyla oynattığı gün dün gibi aklımdaydı.

"Neyse hadi başka bir yere geçelim. Hem napıyorsun burada. Burası aile yeri. Patara'ya kadar bunun için gelmedin herhalde."

Tabii ki onun için gelmemiştim amına koyim. 5 dakika önce çaresizce kız avlamaya çalışırken şimdi önümde vücudunu kapatamayan bikinin ile kum yapışmış götünü kıvırta kıvırta yürüyorsun. Daha ne isteyebilirdim ki?

"Manzarayı seyretmek hoÅŸuna gidiyor biliyorum ama yanımdan yürümek istemez misin?" "Tabii hocam. Kusura bakmayın. Sizi böyle görünce biraz heyecanladım." "Farkettim. Ama heyecanını ileriki zamanlara sakla. Ee kiminle geldin buraya?" "Yanlız geldim. Aslında arkadaşımla gelecektim ama…" "Sattı mı seni?" "Malesef… Gerçi böyle daha iyi oldu." "Niye? Arkadaşınla gelsen güzel kızları elinden kaçırırdın diye mi?" "Güzel kızları bilmem ama 'en güzelini' kaçırırdım. O zaman çok üzücü olurdu. Gerçi sormayı unuttum ama siz kimle geldiniz hocam." "Kızlarımla. Ama onlar ÅŸuan burda deÄŸil. Onlar da senin gibi bir kaç turisti aÄŸlarına düşürmek için tek baÅŸlarına takılıyorlar. Gerçi annelerini de yanlarına alsalar bir ÅŸansları olabilirdi ama…" "Evli olduÄŸunuzu bilmiyordum." "Üzülme hemen. Evliydim, eskiden. Uzun zamandır bekarım. Hem de 'uzun zamandır'. Anlarsın ya."

Onun bu cilveli konuşmaları eşliğinde oldukça tenha, denizden uzak, iki kayalığın arasına geldik. "Burası iyi gibi. Çoluk çocuk yok." diyip sütyeninin çözmeye başladı.

"Hocam, napıyorsunuz?" "Sakin ol. Burada herkes napıyorsa onu yapıyorum. Hem ilk kez gördüğün şey değil ya." Göz kırptı. Artık emindim. Bugün bu sahilden elim boş çıkmayacaktım.

  Memelerini sergilediÄŸimde o malum güne bir geri dönüş yaÅŸadım. Ama ikinci ÅŸok altını çıkartınca geldi. Eski öğrencisinin önünde tamamen çıplak kalmasını beklemiyordum. "OÄŸlum sen biraz saf mısın? Tüm gün beni mi izleyeceksin. Soyunsana!" Åžortumu hemen bir kenara fırlatıp hafif erekte olmuÅŸ penisimi gözler önüne serdim. İnceden bir süzüp gülümsedi. "Evet, sen de hatırladağım kadar büyükmüşsün." Havlusunu yere serip yüz üstü uzandı. "Çantamda yaÄŸ var. Sana zahmet olmazsa…" Yağı alıp yanının diz üstü çöktüm. "Öyle rahat deÄŸilsin. Kalçama otur. Burada kimse yok merak etme." Kalçasının üzerine oturdum. Tüm yükü vermeden tabii. Onun da niyetinin rahatım olmadığını biliyordum. GüneÅŸ yağı da bahaneydi, güneÅŸ bir saate batardı zaten. Eminim ki taÅŸaklarımın kalçasına temas etmesi en az benim kadar onun da hoÅŸuna gidiyordu. Hafif bronzlaÅŸmış sırtını yaÄŸlamaya baÅŸladım. Ben onun yumuÅŸak tenini okÅŸadıkça benimki de sertleÅŸip onun kalçasını dürtüyordu. Ama ikimizde bu durumdan memnunduk. Gerçi bir anda göt deliÄŸini zorlama düşüncesi o anki libido patlamasıyla kafamı karıştırsa da ÅŸimdi iyi ki yapmamışım diyorum. YaÄŸlama iÅŸi bitince sımsıkı olmuÅŸ penisimle yanına sırt üstü uzandım. Bana ve kalkan penisime bakıp güldü.

"Rahat duramıyorsun deÄŸil mi?" "Hocam… Canan. Åžu an aklımdan geçenleri, sana yapmak istediklerimi bir bilsen sen de rahat duramazsın." "Ne düşündüğünü tahmin edebiliyorum." Kulağıma yaklaşıp fısıldadı. "Zaten rahat durmak istemiyorum."

Ayağa kalkıp tüm vücudunu bir kez daha sergiledi bana. Sonra dizlerimin üstüne oturdu, kalkan penisimi bacaklarının arasına aldı. "Sanırım seninde yağlanmaya ihtiyacın var." Ellerine yağı döküp kasıklarımı ve karnımı okşamaya başları. Kolları ufak ufak penisime çarpıyordu. O an eline alması için tek taşağımı verirdim ama o da bunu biliyordu. Beni kudurtmayı başarmıştı. Yağı bana dökmek yerine memelerinin üzerine döküp kendini okşamaya başladı. Arkasından batmakta olan güneşle teni parıl parıl parlıyordu. "Cüsseli bir çocuksun. Ellerimle masaj yaparak yağlamayı bitiremem. Daha iyi bir fikrim var." Yağlı vücuduyla üzerime yüzüstü yattı. Penisim tamamıyla göğüs boşluğuna temas ediyordu. Yavaş yavaş, sertleşmiş meme uçlarını vücuduma sürte sürte yukarı gelirken penisimle vajinası birbirini okşuyordu. Öpüşme mesafesine kadar gelip Sineminki gibi yemyeşil gözleriyle gözlerimin içina baktı. Tam öpüşücez derken bu sefer geri geri gidip memeleriyle penisimi sıkıştıryordu. Dudakları başına değerken gülümsemesi eksik olmuyordu. Bunu bir kaç defa tekrarlardı. Ama artık ikimizde dayanamayacak kıvama gelmiştik. Penisimi o kadar yağ sayesinde birazcık zorlasam hemen girerdi. Ama ben kendimi ona bırakmıştım. Son bir kez yukarı gelip dudaklarımı ufaktan öptü. Kulağıma yaklaştı.

"Aklından neler geçiyordu anlatsana biraz." "Seni sikmek istiyorum Canan. Hemen buracıkta. Otele gitmeye sabrım yok." "Yanıyorum Ferit! Hayır demicem." Başını yavaş içine alırken "Sert davran bana!" diye bir ricada bulundu. Ben de onu kırmaya niyetli değildim. Islanmış ve yağlanmış vajinasına ilk önce yavaş yavaş girdim. Giderek hızlanmaya başladım. Ona istediği gibi sert davranıyordum. Bir elimle boğazını sıkarken diğer elimle götünü parmaklıyordum .Birbirimizi ısırarak öpüşüyorduk ama kesinlikle zevk alıyorduk. Hafif hafif ağzımın içine inlemesi beni deli ediyordu. Ama ben onun bu kadar sakin kalmasını istemiyordum. Bir parmağımı daha soktum ve daha hızlı, daha sert sikmeye başladım. Nefes alamayıp yüzü kızarıncaya kadar boğazını sıkıyor bir kaç saniye sonra müthiş bir inlemeyle bağırıyordu. Ya orda gerçekten kimseler yoktu yada bizi duyan kaçıyordu çünkü 100 metre içinde bağrışlarımızı duyamayacak kimse yoktu.

"Pozisyon deÄŸiÅŸtirelim." dedi Havlunun üstünde domalttım. Parıl parlayan götü karşımda duruyordu. Penisini göt deliÄŸine dayadım. "Aslında," dedim " hazır yaÄŸlanmışken…" "Çok konuÅŸma ve sik birini!" DeliÄŸi kesinlikle Ezgi gibi geniÅŸ deÄŸildi. Gerçi onunkini sadece kankalarımla ben bile bir hayli geniÅŸletmiÅŸtik. Canan'ın anal yapmadığı belliydi ama bu daracık ve sıcak deliÄŸi sikmek daha zevkliydi. Köküne kadar sokup git gel yaptıkça o da acı-zevk karışık bağırıyor, bir eliyle kliroritisiyle oynuyordu. TerlemiÅŸtim, yaÄŸlıydım, kumlar üzerime yapışıyordu. Hiçbiri eski İngilizce öğretmenimi, aynı zamanda bir anneyi sikmeme engel olmasa da boÅŸalmaya yaklaÅŸtığımı hissediyordum.

"Gelmek üzeriyim." "Ağzıma ver!" "Kokla! Bana Sinem'in donunu koklattığını hatırlıyor musun? Sıra sende. Götüne soktuğunu kokla şimdi." "Zevkle!" dedi. Derin derin kokusunu içine çekerek yalamaya başladı. "Umarım Sinem'e boşaldığın kadar bana da saklamışsındır." Kesinlikle daha fazlası vardı. Sinem'in aksine o döllere mi zevkle yüzüne gözüne bulaştırdı. Gülerek yutabildiği kadarını yuttu. İtiraf ediyorum, ilk kez bir kızı o şekilde öpmüştüm.

"Borcumu ödedim herhalde!" Gülerek üzerime atladı. Tekrar ilk pozisyonumuza geçtik. Kollarımı tutup kelepçeler gibi başımın üstünde birleştirdi.

"Hayır!" dedi. "Daha değil." Boynumdan öptü. Kulağımı yalamaya başladı. Fısıldadı. "Kızlarımı sikmeni istiyorum!"

-2. BÖLÜM SONU-

Etiketler:

Yorum Yaz

18103 Toplam Flood
24802 Toplam Yorum
16997 Toplam Üye
33 Son 24 Saatte Flood

Kod e‑postana gönderildi. (24 saat geçerli)