Eski sevgilimin dedesi ile kavga ettim

Eski manita benden ayrıldı tamam mı? Normalde "eyvallah" der geçerim ama bu kızın kendi iradesi olmadığını, arkasındaki gölge gücün 84 yaşındaki öz dedesi Süleyman olduğunu 3 ay önceden tespit etmiştim. Adam normal dede değil amk, evde koltukta otururken bile Napolyon gibi taktiksel duruş sergiliyor, gözleriyle odanın röntgenini çekiyor. Kız bana "biz anlaşamıyoruz" dediğinde arkada dedesinin çay kaşığını bardağa vurma ritminden anladım: Morse koduyla kıza manipülasyon çekiyordu.

Neyse, ben bu kurguyu kafamda çözdüm. Dün gece "eşyalarımı alacağım" bahsederken eve gittim. Amacım kızı değil, arkadaki Derin Devlet'i çökertmek. Kapıyı kız açtı, "içeri girme" falan filan. Ben kızı nazikçe pas geçip doğruca salona girdim. Dede televizyonda haber izliyor ama gözleri kapalı gibi, yani tek noktaya kilitlenmiş 4D chess oynuyor zihninde. Yanına yanaştım, "Süleyman Bey, bu ilişkiyi sizin bitirdiğinizi biliyorum, taktiksel hamlelerinizi deşifre ettim" dedim. Adam yüzüme bile bakmadan "Çıkar şu ayakkabılarını parkeyi çiziyorsun" dedi.

BAK ŞİMDİ HIZLI MANTIK KURUYORUM: Parke dediği şey 1998 yapımı ucuz laminat. Parkenin çizilmesi bir metafor. Yani bana "sen benim nüfuz alanıma giremezsin, sınır ihlali yapıyorsun" mesajı veriyor subliminal olarak.

Dedim ki "Parke mi çiziliyor yoksa sizin kurduğunuz vesayet rejimi mi?" Adam bir an durdu, kumandayı masaya yavaşça bıraktı. O an o odadaki bağıl nem oranı %80'e çıktı amk. Ayağa kalktı. Bakın beyler, 84 yaşında adam diyorsunuz ama o göğüs kafesi, o yaşlı kuvveti (old man strength) fiziğin temel yasalarına aykırı. Üzerime yürüdü, "Seni bu mahalleden davul zurnayla kovalarım enik" dedi. Dedim "Sen kimin derin devletine kafa tutuyorsun lan yaşlı kurt?" ve üstüne atladım.

Ulan adam bir hamle yaptı, yemin ediyorum 1972 Kore gazisi refleksleriyle elimi kıvırdı, halının üstüne yuvarlandık. Halı dediğim de Hasır İpek Klasik Motif amk, suratım halıya sürtünmekten 3. derece yanık oldu. "Beni yıldıramazsınız, kıza WhatsApp'tan engel attıran parmağını kırarım!" diye bağırıyorum. Adam boğazıma sarıldı ama başparmağı tam şah damarımın 1.5 cm soluna basıyor, yani adam anatomik olarak öldürme noktalarını biliyor! Ben de çaresizce dedenin takma dişlerini hedef aldım, elimi ağzına sokup alt damağını sökmeye çalıştım. Dede "Ulan şerefsiz!" diye kükreyip beni sırtımdan koltuğa savurdu. Kız çığlık atıyor, anneanne arkada bastonla sırtıma vuruyor, ortam tam bir kaos.

Ben koltuktan kalkıp hemen stratejik geri çekilme kararı aldım. Balkon kapısını açıp "BU İLİŞKİ BİTMEDİ, SADECE BİRİNCİ FAZ TAMAMLANDI!" diye bağırdım ve birinci kattan aşağı çimlere atladım. Şu an mahalledeki parkta bankta oturuyorum, üstüm başım çamur, sol kulağım çınlıyor ama zafer benim amk. Çünkü adamın gözündeki o korkuyu gördüm. Derin devleti sarstım beyler. Sizce yarın tekrar gidip ambarı mı basayım yoksa doğrudan emekli maaşını çektiği ATM'de mi pusuya yatayım? Mantıklı tavsiye verin kafam çok net.

Etiketler:

Yorum Yaz

19131 Toplam Flood
25343 Toplam Yorum
17994 Toplam Üye
60 Son 24 Saatte Flood

Kod e‑postana gönderildi. (24 saat geçerli)