Soğuk bir terle uyandım. Midem dönüyordu. biliyordum.
Lanet olası McDonald's'a ihtiyacım vardı.
Vücudum sormadı. talepkardı. “Çift çeyrek kilo al ya da tüm bu kan çizgisini bitiriyoruz” gibiydi. Tost yemeyi denedim ve ağzım “Bu köylü boku nedir” dedi.
13 saat oldu.
Ben halüsinasyon yapıyorum. Duvarlar titriyor. Ronald McDonald yatağımın sonunda tam palyaço formunda duruyor, sadece bakıyor. Burrim köşede ağlıyor.
Kendimi 3 kez parlatıyorum. 16: 00'dan beri ağlamayı bırakmadım. Omurgam tıklama sesleri yapıyor. Ben vahşiyim.
Hashbrown için öldü...Devamını Oku
