Mike Shapiro
Aslında bundan kısa bir süre sonra Mike Shapiro’yu bir bakkalda gördüm. Onunla ÅŸahsen tanışmanın ne kadar harika olduÄŸunu söyledim ama aptallık edip onu rahatsız etmek ve ondan fotoÄŸraf falan istemek istemedim. “Ah, senin ÅŸimdi yaptığın gibi mi?” dedi. Åžaşırmıştım ve tek söyleyebildiÄŸim “Ha?” oldu. ama sözümü kesip “ha? ha? ha?” diye devam etti. ve elini yüzümün önünde kapattı. Uzaklaşıp alışveriÅŸime devam ettim ve yürürken kıkırdadığını duydum. EÅŸyalarımın parasını peÅŸin ödemeye geldiÄŸimde, onun elinde on beÅŸ kadar Samanyolu’yla para ödemeden kapıdan çıkmaya çalıştığını gördüm. Tezgahtaki kız bu konuda çok nazik ve profesyoneldi ve “Efendim, önce bunların parasını ödemeniz gerekiyor” dedi. İlk baÅŸta yorgunmuÅŸ gibi davrandı ve onu duymuyormuÅŸ gibi davrandı ama sonunda geri döndü ve onları tezgaha getirdi. Çubuklardan birini alıp defalarca taramaya baÅŸlayınca, adam onu ​​​​durdurdu ve “herhangi bir elektrik karışmasını önlemek için” her birini ayrı ayrı taramasını söyledi ve sonra dönüp bana göz kırptı. Bunun bir kelime olduÄŸunu bile düşünmüyorum. Her bir çubuÄŸu tek tek tarayıp bir çantaya koyup fiyatını söylemeye baÅŸladıktan sonra adam yüksek sesle esneyerek sözünü kesmeye devam etti.
Etiketler:
