Evlenilecek kızın smeg beyaz eşya istemesi

kız arkadaşımla 2 yıl önce tanışmıştık. işler kendi aramızda güzel ilerleyince aileler tanıştı. isteme, söz derken nişanlandık. ev eşyaları için birbirimize görseller atıyoruz. yemek masası, köşe koltuk, kitaplık falan. hemen hemen zevklerimiz ortak. geçen hafta sonu beyaz eşya bakarken "ben kırmızı smeg istiyorum" dedi. şaka yapıyor zannettim. sonra satıcı adamla model bakmaya başladılar. adam anlatıyor işte yiyecekleri şöyle korur, sebzeleri bilmem kaç gün taze tutar falan. iyi de kardeşim bütün dolaplar zaten aynı işi yapıyor. diğer markalar rokayı iki günde haşat etmiyor ki. dönmüş bana "dolap nasıl aşkım?" diyor. bütçemi aşar bu dedim. ne olacak ya 150 bin para mı dedi. o dolaba vereceğim parayla bütün beyaz eşyaları alırım saçmalama dedim. anaa bu bi bozuldu. suratı beş karış oldu. başka dolaplar gösteriyorum ağzını yamultarak hıı falan yapıyor. iyi de ben parayı daldan toplamıyorum ki 3 maaşımı götürüp dolaba gömeyim. yemişim smeg'ini. hadi dedim gel yemek yiyelim? aç değilim dedi. tatlı yiyelim? ı ıh! kahve içelim? beni eve bırak eve gitmek istiyorum dedi.

– kızım bi dolaba o kadar para verilir mi manyadın mı?

+ hani paran vardı senin?

– var da idareli kullanmamız lazım. saçma sapan küçücük dolaba o kadar para verilir mi?

– uff tamam ya naparsan yap istemiyorum biÅŸey. git paran neye yetiyorsa onu al.

+ kızım saçmalama. önümüzde daha bir ton iş var. kendi evimiz olunca söz en kralını alırız.

– hıı bok alırız! daha dolap alamıyoruz ev mi alıcaz!

o gün kız arkadaşımı evine bıraktıktan sonra vestel'e gittim. bu smeg'in alameti farikası kırmızı olmasıysa vestel de yapmış işte. tatsız ayrıldık belki hoşuna gider diye fotoğrafını çekip yolladım.

fotoğrafı görür görmez yazdığı şey şu; ne bu??

– buzdolabı.

+ orasını görüyoruz herhalde salak değiliz.

– ee?

+ vestel bu!

– ne oluyor vestel olunca?

+ sen şimdi smeg'le vestel aynı mı diyorsun?

– aynı demiyorum tabi ama alternatif bu. pahalı kızım neyini anlamıyorsun?

+ üff tamam ya başladık yine para muhabbetine annem çağırıyor görüşürüz.

o kadar sinirlendim ki anlatamam. para muhabbeti yaptığım yok. aradaki farkı nasıl ayırd edemiyor anlamıyorum. bir de ev eşyasına kafadan smeg'le giren bir kadını diğer eşyalar alınırken neyle memnun edeceğim? kanepeleri de roche babois'dan bakalım o zaman. bakın istemesinde sorun yok ama babasının ağzında diş yok amına koyim. adamın ağzından el feneri yaksan sekiz yerden ışık sızar gelmiş benden smeg istiyor. lan babanın evinde smeg mi vardı? evleri kira, mutfaklarındaki dolap sararmış gelmiş bana smeg al diyor. standartın smeg olsa alalım. kaldı ki sosyal çevremizde evinde smeg kullanan yok. üst segment kalır bize.

neyse mevzu çok uzamasın diye ufak bi pasta alıp evlerine gittim. annesiyle konuşmuşlar belli. tavırlılar bana. falan filan derken sigara içmek için balkona çıktım. orada konuşuyoruz. dedim ki şu dolap mevzusu uzamasın canımız çok sıkıldı. pahalı alet, bütçemizi aşar, onun yerine daha farklı şeyler alırız falan. inat etmiş resmen. smeg diyor başka bir şey demiyor. 4 yıl atölyede çalıştım dolaptan anlarım desem de dinlemedi. olay artık istediğini yaptırma boyutuna geldi. o dolap alınacak. tavrı bu. alternatif istemiyor.

– almıyorum kardeÅŸim. altını çizerek söylüyorum eÄŸer o dolabı alırsam adam deÄŸilim aha da yazdım buraya!

+ almazsan alma be babam alır!

öyle söyleyince kayış attı bende.

– baban babayı alır! adamın aÄŸzında diÅŸ yok gelmiÅŸ babam alır diyorsun. bok alır! senin smeg'in vestel!

+ defol git!

sinir krizine girdi. ağlamaya başladı. annesi geldi o ara ne oldu ne dedin kızıma falan. anlama yok dinleme yok. ne dolapmış be kızıma bi dolap alamadınız dedi. çoğul konuşuyor. ailemi de işin içine katıyor. kaos çıksın istiyor. babası geldi ağzının yanında sigarayla noluyor burda diye bağırıyor! kardeşi geldi daha orta ikiye gidiyor kaşlarını çatmış enişte hayırdır falan diyor. pezevenk küçük memati sanki. ya sabır deyip çıktım evden. geldim eve bizimkilere durumu anlattım. üzüldüler tabi. birlikte yol yürünecek biri değilmiş dedim. sonra babamla konuştuk biraz. "üzülme oğlum doğru olanı yapıyorsun. nişan süresi çiftlerin birbirlerini test ettiği bir süreç. o senin testini geçemedi ya da sen onun testini geçemedin. neyse bu işin olmayacağını erkenden öğrenmek iyi oldu" dedi.

ertesi gün kız arkadaşımla buluştuk. havadan sudan naber maber muhabbetleri dönünce yaşananları sıradan bir nişan gerginliği sandığını anladım. devam etmek istemediğimi güzel bir dille söyledim. üzüldü, ağladı. sonra süreç beni çok gerdi o yüzden öyle davrandım dedi ama kararıma hiç tesir etmedi. çünkü tavrı, üslubu hiç yapıcı değildi. ayrıca sürecin onu gerdiği bir durum da olmadı. dümen yapıyor. ne istediyse oldu sadece dolap bütçemi aşınca tavrımı gösterdim. iyi ki de göstermişim belki de evlenene kadar saklanacaktı erkenden sobeledim.

sonuç olarak ayrıldık. ortak arkadaşlarımızdan duyduğuma göre pişmanmış. bende keşke böyle olmasaydı diye çok düşündüm ama demek ki olması gereken de buymuş.

bu arada annesi annemi arayıp bi dolap yüzünden değer miydi demiş. annem de ben de aynısını size soracaktım songül hanım demiş.

Etiketler:

Yorum Yaz

12680 Toplam Flood
19191 Toplam Yorum
11508 Toplam Üye
50 Son 24 Saatte Flood

Kod e‑postana gönderildi. (24 saat geçerli)