19 Kasım 2025 günlük makarnam
15 Ağustos’ta yazmışım en son buraya. o günden beri yazmıyorum. en son resmimi geçen hafta çizmiştim. özensiz ve içimden gelmeyerek. ondan önceki çizimimi sırtıma dövdürmüştüm. o günden beri çizmiyorum. klavyeyi geç flüte bile dokunmuyorum. bi şekilde kendimi mi uyuşturuyorum bu aralar? canım acımadığı için yerimde saydığımı mı düşünüyorum? pek emin değilim. bir şeyler üretmenin acıyla bu kadar bağlantılı olduğunu bilmiyor değildim ama bu kadar yakinen hissetmemiştim.
E ile ilk tanıştığımız zamanlar tekrar geldi aklıma. en başlarda konuşmamışızdır belki bunu ama bir noktada E ilaçlarını bırakmıştı. neden bıraktığını sorduğumda “ilaç beni yazı yazmaktan alıkoyuyor, ilaç kullanırken yazamıyorum” demişti.
bir şeyler üretmek istiyorum kod yazmak haricinde. pek emin olamıyorum ya. şu an kafamı vermeye çalışıyorum buraya. neler olup bitiyor, nasıl yaşıyorum son bir kaç haftadır anlamaya çalışıyorum. kopuk değilim ama yabancı hissediyorum birazcık. düşündüğüm zaman en azından. acı çekip bir şeyleri çözmeye çalışmak neden daha “eğlenceli”? problem olduğu zaman “evet abi bir şeyler yanlış” diyoruz ve bu okey. ama o kadar alışmışız ki, problem olmadığı zaman, bir nebze rahat olduğumuz zaman da “bir şeyler yanlış” diyoruz. evet, amk o kadar alışmışız ki problemin olmayışını, kafanın bir şeye takılmayışını, boğulmayışımızı yanlış görüyoruz. “benim normalim bu değil ki”. belki normalin bu olmasına alışmam gerek.
şu an nasılsın diye sorsalar. okeyim abi, iyiyim derim. hayatım bire bir şu anki gibi olsa ve 4 ay önce bana nasılsın diye sorsalar bok gibi derdim. zannımca.. şu an da problemler var evet. ya çok büyük değiller. ya ben artık onları büyük görmeyecek kadar büyüdüm. bunu biraz düşüneceğim.
Etiketler:
