Jelibon tadı tahmin etme oyunu oynuyorum uçakta

Kore’den Türkiye’ye dönerken 12 saatlik uçakta ben: gözler kapalı, burun klips modunda, kulaklar motor sesiyle pişmiş. Önümde bir avuç jelibon, arkamda insanlık tarihi. Hostes su mu ister misiniz diye soruyor, ben “şşş finaldeyim” bakışı atıyorum. Her jelibonu ağzıma atışımda evrenden bir tat sinyali yakalamaya çalışıyorum: bu vişne mi, yoksa çocukluğumun travması mı? Limon sandığım şey ananas çıkınca varoluşum sarsılıyor. 30.000 fitte, pasaport kontrolünden önce kendi beynimle mind game’e giriyorum.

Oyun ilerledikçe kurallar sertleşiyor: çiğneme sayısı sınırlı, dil ucu kör, sezgiler açık. Uçak türbülansa giriyor, ben “bu kesin yeşil elma” diyorum; meğer sabun aromalı evren mesajıymış. 12 saatin sonunda Türkiye’ye iniyorum, jet lag yok ama ruhum jelibon. Gümrük memuru “beyan edilecek bir şey var mı?” diyor; ben içimden “var: %73 doğruluk oranı ve kırık bir özgüven” diyorum. Oyunu kazanan yok, ama ben artık başka bir insanım.

Etiketler:

Yorum Yaz

13893 Toplam Flood
21623 Toplam Yorum
12733 Toplam Üye
55 Son 24 Saatte Flood

Kod e‑postana gönderildi. (24 saat geçerli)