Güncel Floodlar En sonuncu Floodlar

atsznihal
  • 3
Amk n*wi

Yaşasın İslamcılık

  • 3

Bundan 8 yıl önce liseye yeni başlamıştım. 280 küsür TEOG puanından dolayı boktan bir lisedeydim. Sınıfımda 30-35 kişi vardı ve çoğunluğu erkekti.
Çok popüler bir çocuk değildim ve bu sınıftan 4 tane sağlam arkadaşım vardı: Mahmut, Ali, Kerim ve Hasan. Hepsinin ortak özelliği nur cemaatinin birer müridi olmalarıydı. Neyse günlerden bir gün konusu açıldı cemaatler hakkında konuşurken bana onlarla birlikte gelebileceğimi ve orada bedava yemek, PlayStation 4, teras ve bunun gibi birçok imkan olduğunu söylediler. Ben ilk başta bu cemaatlerin deli saçması olduğunu düşünüyorken bir anda bahsettikleri şeyler cemaati gözümde adeta bir cennet konumuna getirdi. Sonuç olarak onlarla gitmeyi kabul ettim.
Ümraniyedeki cemaate gittik ve adımımızı atar atmaz bizi karşılayan sıcak insanlar ortaya çıktı. İlk önce Halit isimli bir adamla tanıştım. Halit cemaatin abilerindendi. Bana etrafı tanıttı ve insanlarla kaynaşmamda bana yardımcı oldu. Mahmut ve Ali ile terasta otururken Kerim ve Hasan gelip bana istersem bu gece burada kalabileceğimi söylediler. Başta emin olamadım ama ısrarlar ve PlayStation fikrimi değiştirmeye yetti. Bir odada adeta melekler gibi uyudum sabah kalktım ve odamızı temizleyip yemeğe çıktım. Kerim servis yapıyor bizde yiyorduk. 15 dakika kadar sonra Halit abi geldi. Bize terası temizlememiz gerektiğini söyledi. Ben başta biraz laf yapsamda Mahmutun “o kadar yedik birazda çalışalım” demesi üzerine terasa çıkıp temizliğe başladık. Ertesi gün tekrar okula gidince okuldakş hademeyi cemaatte gördüğümü anladım. Gidip soracakken müdürle bir tartışmasına kulak misafiri oldum:
Müdür:
-Bak Ahmet kardeşim. O apartmandan bozma cemaat hayırlı bir yer değil. Bu ülkenin düşmanı, Atatürk düşmanı ne kadar cübbeli it varsa orada.
Hademe:
-Kusura bakmayın Müdür Bey de senin o cübbeli it dediğin hocalarımız sizin sikik 6 okunuza karşı yıllardır mücadele eden dava adamlarıdır. Şu cumhuriyetçi kafadan çıktığınızda o alimlerin eteklerine sarılacaksınız.

Bu tartışma beni çok etkiledi zaten oturmamış siyasi fikirlerimde bildiğim tek şey Atatürkün yolunun doğru olduğu diğer yolların ise vatan düşmanı yollar olduğuydu. 9. Sınıf olmama rağmen hala bütün doğrularım Atatürkün doğrularıydı ve bütün tarih bilgim nutuk ile sınırlıydı. Hademe o gün kovuldu ama bana birşeylerin farkına varma fırsatı verdi.
O şey ise haklı olanın cemaatler olma ihtimaliydi.

2 hafta kadar haftada 3 – 4 kez gittiğim cemaate 3. Haftadan sonra hergün gitmeye başladım. Orada yeni yeni şeyler öğreniyor ve yavaş yavaş dine ve dini ilimlere yöneliyordum. 1 ayın sonunda artık tam bir “islamcı” olmuştum. Hayat artık eskisi gibi değildi. Herşeye daha radikal yaklaşmakla beraber siyasi fikirlerim de bol Kadir Mısıroğlu’lu YouTube shorts’larından mütevellit bayağı bir değişmişti.
Bundan birkaç hafta önce gördüğüm Atatürk ile şimdiki bambaşka insanlardı.
Eskiden Atatürk benim için; savaş kahramanı, askeri deha, cumhuriyetimizin kurucusu iken şimdi Atatürk benim gözümde; Cumhuriyet belasını başımıza salan bir siyasi, dini yok etmeye çalışan bir “deccal”e büründü.
Bu düşüncelerden ve fikirlerden başta çok rahatsız olsam da zaman geçtikçe haklı olduklarını anladım. Yıllarca adına marşlar söylediğimiz, altı ilkesini ezbere bildiğimiz, minnet duyduğumuz adam bir anda benim için ölmüştü.

Cemaatteki 3. Ayımın ortalarında Ali ve Mahmutun arası epeyce açılmış gibiydi. Mahmuta sebebini sorduğumda bana sinirlenip “SEN BABANIN CHP’Lİ OLMASININ NE DEMEK OLDUĞUNU ASLA ANLAYAMAZSIN” dedi ve koşarak uzaklaştı.
Alinin yanın gittim ve Mahmuta ne oldu diye sordum. Bana döndü ve Mahmutun ailevi problemlerinden dolayı dolayı bir daha cemaate gelemeyeceğini söyledi. Daha fazla detay vermesi için baskılasamda fayda etmedi. Ben de neden babasının chp’li olduğundan bahsediyordu diye sordum. Bu soru karşısında irkilmiş gibi bir hali vardı ki hemen konu değiştirmeye çalıştı. Bende bu olayı anlamak için Kerim ve Hasan’a danışmaya karar verdim. Onları terasa kimsenin olmadığı bir saatte çağırdım ve Ali ile Mahmutun kavgasını anlattım.
Onlar benim gibi düşünmüyor Ali, Mahmutu ailesiyle yargılamayacak kadar zeki ve edepli bir çocuk olduğunu anlatmaya çalışıyorlardı ama ben göreceğimi görmüştüm ve Aliden bir intikam almam gerektiğine inanmıştım.

Aradan çok zaman geçmeden Aliyi Halit abiye şikayet ettim. Halit abi beni dinledi ve Alinin yanına gitti. 20 dakika kadar geçti ve Ali ağzından burnundan kanlar aka aka odadan dışarı kendini attı yanına gidip ne olduğunu soracakken aynı odadan ellerinden damlayan kanla Halit abi çıktı.
Halit, Aliyi çok fena dövmüştü. Aliye gidip bunların başına geleceğini düşünmediğimi sadece biraz azar yiyeceğini düşündüğümü söyledim ve af diledim ancak nafileydi. Sanırım cemaatin gerçek yüzü yavaş yavaş ortaya çıkıyordu…

Bu olaylardan 1 ay kadar sonra yaz tatili gelmişti ve ailemle köye gidecektik. Halit abiye yaz boyunca köyde olacağımı ve cemaate uğrayamayacağımı söyledim. Halit abi başta biraz üzülmüş gibiydi. Bana burada yazı geçirebileceğimi hatta istersem ailemle konuşabileceğini söyledi. Ben ısrarlara rağmen ailemle köyde olacağımı söyleyince daha fazla üstelemedi ve arkadaşlarla vedalaşıp gidebilirsin dedi. Herkesle vedalaşmak için terasa çıkarken merdivenlerde önümü Ali, Mahmut, Kerim ve Hasan kesti. Ben tam lafa girecekken Ali beni merdivenden itti. Yuvarlanırken kafamı vurdum ve bayıldım. Gözümü açtığımda etrafımda 20-25 sarıklı cübbeli adam, arkadaşlarım ve Halit abi vardı.
Kollarım ve ayaklarım bağlı, her yerimde ağrı vardı.
Kaşımdan akan kan gözlerime dolmuş görüşümü zorlaştırıyordu. Birden benim uyandığımı gören cübbeliler ayaklandı, başlarında Halit abi ile etrafımda dönmeye ve “بإذن الله نعود بإذن الله نقطع” demeye başladılar. Sürekli bu cümleyi tekrarlıyorlar ve dönüyorlardı. Birkaç tur attıktan sonra 3 kişi ellerine bıçak alıp her tur bana bir çizik atmaya başladılar. Ben çığlıklar atarak yardım diliyordum fakat kimse duymuyordu. Kollarımdan, bacaklarımdan, göğsümden akan kanlar etrafa sıçrıyor, vücuduma giren bıçaklara rağmen adrenalin etkisiyle düşmüyordum. Artık acı kesilmişti ve bağırmıyordum. bıçak darbeleri artık acı vermiyor adeta tatlı bir zevk veriyordu. Tam bu noktada herkes durdu ve sıraya geçti 25 kişi sırayla beni çatır çutur götümden sikti ve işleri bitince tekrar ilaçla beni bayılttılar. Uzun bir süre sonra uyandığımda evimde yatapımdaydım her yerimde bandajlar ve başımda annemle babam vardı. Bana ettiğim kavgada 7 tane bıçak darbesi almama rağmen doktorların 2 3 ayda topralanacağımı söylediklerini anlattılar. Sustum kaldım. Neler yaşadığımı anlatmaya gururum el vermiyordu. Haftalar geçti kimseyle bir kelime konuşamadım. Okul hayatım dahil herşey artık benim için anlamsızdı…

Ben size bu satırları intiharın eşiğinden yazıyorum siz siz olun tarikatlardan ve cemaatlerden uzak durun. Sistemleri ilk önce sizi kendilerine bağlamaya sonra yavaş yavaş sizden herşeyinizi almaya yönelik bir sistem.
Siz siz olun atamın yolundan şaşmayın.
Yaşasın Kemalizm.
Kahrolsun islamcılık.

Cevap eklemek için giriş yapmalısınız.

1 Yanıt